WhatsApp İkonu WhatsApp
Mobil cihazınızdan direkt WhatsApp mesajı gönderebilirsiniz
Instagram İkonu Instagram
Instagram hesabımızı ziyaret edin
Telefon Arama İkonu Ara
Mobil cihazınızdan direkt telefonla arayabilirsiniz
📍 Ataşehir / İstanbul

Ataşehir Psikolog & Psikolojik Danışmanlık Merkezi

Çocuk, ergen, yetişkin, çift ve aile terapisinde bilimsel ekoller (EMDR, BDT, Oyun Terapisi) ve uzman klinik psikolog kadromuzla yanınızdayız.

Ataşehir Psikoloji Terapi Odası - Bireysel ve Çift Terapisi
Bireysel, çocuk ve aile terapilerinde uzman kadromuzla hizmetinizdeyiz.
Ataşehir Çocuk Oyun Terapisi Odası
EMDR, BDT ve oyun terapisi gibi bilimsel yaklaşımlarla destek sunuyoruz.
Ataşehir Psikolojik Danışmanlık Klinik Seans Odası
Ataşehir’de merkezi lokasyonda, konforlu terapi odalarımızla yanınızdayız.

Hizmetlerimiz

Ataşehir Psikoloji Merkezi'nde her yaş grubuna özel, kanıta dayalı ve profesyonel psikoterapi hizmetleri sunmaktayız.

Çocuk Danışmanlığı & Oyun Terapisi

Ataşehir çocuk psikoloğu ve pedagog desteği ile; Çocuk Merkezli Oyun Terapisi, korku, öfke, takıntılar, uyum sorunları, alt ıslatma ve davranış problemlerine yönelik profesyonel yaklaşım.

Detaylı Bilgi & Süreç →

Ergen Danışmanlığı & Sınav Kaygısı

LGS ve YKS sınav performansı kaygısı, kimlik gelişimi, özgüven eksikliği, akran ilişkileri ve ergenlik dönemi çatışmalarında uzman ergen psikoloğu rehberliği.

Detaylı Bilgi & Süreç →

Yetişkin Bireysel Psikoterapi

Anksiyete (kaygı), panik atak, depresyon, obsesif kompulsif bozukluk (OKB), travma ve stres yönetimi üzerine Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) ve Şema Terapi uygulamaları.

Detaylı Bilgi & Süreç →

EMDR Terapisi

Travma sonrası stres bozukluğu (TSSB), çocukluk çağı travmaları, yas süreçleri, fobiler ve rahatsız edici anıların duyarsızlaştırılması için kanıtlanmış EMDR terapisi.

Detaylı Bilgi & Süreç →

Çift & Aile Danışmanlığı

İlişkilerde iletişim sorunları, güven ve sadakat problemleri, çatışma çözümü ve boşanma süreçlerinde sağlıklı dinamikler kurmaya yönelik uzman çift terapisi.

Detaylı Bilgi & Süreç →

Online Danışmanlık

Ataşehir dışındaki, şehirler arası veya yurt dışındaki danışanlarımız için gizlilik ve meslek etiği prensiplerine uygun kesintisiz görüntülü online terapi.

Detaylı Bilgi & Süreç →

Beslenme & Diyet Danışmanlığı

Yeme bozuklukları, sağlıklı kilo yönetimi, hastalıklarda tıbbi beslenme ve duygusal yeme alışkanlıklarında uzman diyetisyenimizle psikodiyet desteği.

Psikolojik Testler & Değerlendirme

MOXO Dikkat Testi, WISC Zeka Ölçeği, MMPI Kişilik Envanteri, AGTE ve çocuk gelişim testleri ile objektif ve bilimsel değerlendirme süreçleri.

Ataşehir Psikoloji Kliniği Kurucu Psikologları Uzm. Psk. Vildan Zor Aktürk ve Uzm. Psk. Bengisu Kazak Ocak

Hakkımızda & Biz Kimiz?

Ataşehir'de Bilimsel, Etik ve Güvenilir Terapi Yaklaşımı

İki arkadaş, iki meslektaş ve iki terapist olarak çıktığımız bu yolda; meslek etiğimizi, ortak inançlarımızı ve bilimsel değerlerimizi Ataşehir Psikoloji çatısı altında bir araya getirdik.

Ataşehir Küçükbakkalköy lokasyonundaki merkezimizde; çocuk, ergen, yetişkin, çift ve aile danışanlarımıza uluslararası standartlarda psikoterapi desteği sunuyoruz. Farklılıklara saygı, mesleki sorumluluk, empati ve koşulsuz kabul ilkeleriyle danışanlarımızın içsel dönüşüm ve gelişim yolculuklarına eşlik ediyoruz.

“Bir kelimenin yanına bir kelime gelince, bir insanın yanına bir insan gelince büyürler...” — Özdemir ASAF

Uzman Ekibimiz

Türk Psikologlar Derneği (TPD) ve EMDR Türkiye Derneği etik yönetmeliğine bağlı uzman klinik kadromuz.

Uzm. Psk. Vildan Zor Aktürk - Ataşehir Çocuk Psikoloğu & Oyun Terapisi Uzmanı

Uzm. Psk. Vildan Zor Aktürk

Kurucu / Uzman Klinik Psikolog

Uzm. Psk. Bengisu Kazak Ocak - Ataşehir Yetişkin & Ergen Psikoloğu

Uzm. Psk. Bengisu Kazak Ocak

Kurucu / Uzman Klinik Psikolog

Psk. Rumeysa Terece - Çocuk ve Ergen Psikoloğu

Psk. Rumeysa Terece

Psikolog

Dyt. Elif Günalan - Beslenme ve Diyet Danışmanı

Dyt. Elif Günalan

Uzman Diyetisyen

Psk. Dan. Ayşegül Safran - Çocuk ve Oyun Terapisti

Psk. Dan. Ayşegül Safran

Psikolojik Danışman & Rehberlik

Uzman Yazıları & Blog

Ruh sağlığı, psikoloji ve ilişkiler üzerine uzman klinik psikologlarımızın hazırladığı güncel yazılar.

Sosyal Fobi

12 Haziran 2025 • Uzm. Psk. Bengisu Kazak Ocak

Sosyal fobinin sosyal ilişkiler, özgüven ve iletişim üzerindeki etkileri ve terapi yöntemleri.

Devamını Oku

İlişkilerde Bağlanma Stilleri

03 Haziran 2025 • Uzm. Psk. Vildan Zor Aktürk

Güvenli, kaygılı ve kaçınmacı bağlanma modellerinin romantik ilişkilerdeki yansımaları.

Devamını Oku

Bilinçli Farkındalık (Mindfulness)

20 Mayıs 2025 • Ataşehir Psikoloji Ekibi

Anı yargısızca fark etmenin stres yönetimi, kaygı ve zihinsel sağlık üzerindeki olumlu etkileri.

Devamını Oku
← Blog Yazılarına Geri Dön

Sosyal Fobinin Sosyal İlişkiler Üzerindeki Etkisi

Sosyal fobi tanım olarak bireyin bulunduğu birçok fiziksel ya da ruhsal, davranış ya da durumdan, ortaya konulan varlıklardan ya da yokluklardan kaynaklanan korku halidir. Sosyal fobi genel olarak insan içerisinde ortaya çıkan; utanma, korkma, çekingenlik, sorumluluk ağırlığı gibi durumları ortaya çıkarır. Sosyal fobi adından da anlaşıldığı üzere insan içinde bulunma durumunda ortaya çıkan korku ya da insan içinde bulunma korkusu olarak da adlandırılabilir. Her ne kadar sosyal fobiyi ‘Utanç’ olarak basit bir şekilde özetlesek de utanç durumu aslında insanın geçmişteki hatalarından kaynaklı olarak küçük düşmesi sonucundan ortaya çıkabilir. Yani utanç sosyal fobiyi anlamamıza yardımcı olduğu gibi ona sebep olan faktörler de olabilir. Sosyal fobinin bireyler üzerindeki etkisi yalnızca psikolojik düzeyde kalmaz; aynı zamanda sosyal ilişkilerde de ciddi sorunlara yol açar.

Sosyal fobi, bireylerin başkalarıyla sağlıklı ve sürdürülebilir ilişkiler kurma becerilerini önemli ölçüde kısıtlar. Sosyal kaygı, kişinin yeni insanlarla tanışma, arkadaşlık ilişkilerini sürdürme ve hatta aşk hayatına başlama gibi temel sosyal becerilerini engelleyebilir. Sosyal fobisi olan bireyler, başkalarının kendileri hakkında olumsuz düşüncelere sahip olduğuna inandıkları için bu tür etkileşimlerden kaçınma eğilimindedir. Bu durum, uzun vadede yalnızlık, izolasyon ve sosyal destek eksikliğine yol açabilir.

Arkadaşlık ilişkileri, sosyal fobiden en çok etkilenen alanlardan biridir. Sosyal fobisi olan kişiler, topluluk içinde konuşma veya grup dahilinde yapılan etkinliklerine katılma gibi durumlarda aşırı kaygı yaşadıkları için bu tür ortamlardan kaçınma eğilimindedirler. Bu da sosyal çevrelerini daraltır ve yeni arkadaşlar edinme şanslarını azaltır. Var olan arkadaşlık ilişkilerinde ise sosyal fobi, bireyin kendini ifade etme zorluğu yaşamasına neden olabilir. Sosyal fobisi olan bireyler, eleştirilme ya da yanlış anlaşılma korkusuyla duygularını paylaşmaktan çekinirler. Bu da ilişkilerde mesafe yaratır ve zamanla ilişkilerin zayıflamasına yol açabilir.

Sosyal fobinin bir diğer önemli etkisi de romantik ilişkiler üzerindedir. Sosyal kaygısı yüksek olan bireyler, romantik bir ilişkiye başlamakta zorluk yaşayabilir. Tanışma süreçleri, ilk buluşmalar ve karşı tarafın ilgisini çekme gibi durumlar, sosyal fobisi olan bireyler için stresli olabilir. Bu kaygı, bireyin özgüvenini zedeler ve ilişkilere karşı çekingen bir tavır geliştirmesine neden olur. Sonuç olarak, sosyal fobi bireyin yalnız kalmasına ve duygusal anlamda kendini izole hissetmesine neden olabilir.

Sosyal fobinin aile ilişkileri üzerindeki etkisi de göz ardı edilmemelidir. Aile içi etkileşimler, sosyal fobisi olan bireyler için bile zorlayıcı olabilir. Aile toplantıları, kutlamalar veya aile üyeleriyle birebir iletişim kurma durumları, sosyal kaygıyı tetikleyebilir. Bu da kişinin aile bireyleriyle olan bağlarını zayıflatabilir. Sosyal fobisi olan bireyler, aileleriyle duygusal bağlarını geliştirmekte zorlanabilir ve bu da aile içi destek sistemlerinin zayıflamasına yol açabilir.

Sonuç olarak, sosyal fobi yalnızca bireyin psikolojik sağlığını değil, aynı zamanda sosyal ilişkilerini de derinden etkileyen bir bozukluktur. Arkadaşlık, romantik ilişkiler ve aile bağları, sosyal fobinin yarattığı kaygı ve korkular nedeniyle zayıflayabilir. Ancak, sosyal fobi tedavi edilebilir bir durumdur. Bilişsel davranışçı terapi, sosyal beceri eğitimi ve ilaç tedavisi gibi yaklaşımlar, sosyal fobiyi yönetmek ve sosyal ilişkileri iyileştirmek için etkili olabilir. Sosyal fobiyle başa çıkmayı öğrenen bireyler, daha sağlıklı ve doyurucu sosyal ilişkiler kurabilirler.


Ataşehir Psikoloji Merkezi'nde sosyal fobi ve kaygı bozuklukları terapi süreci için bize ulaşabilirsiniz.

← Blog Yazılarına Geri Dön

İlişkilerde Bağlanma Stilleri

Bowlby’nin bağlanma teorisi, insanların birine karşı hissettiği duygusal bağı inceleyip bu bağın, hayat boyu kurduğumuz ilişkileri nasıl etkilediğini açıklar. Özellikle çocuklukta, anne-baba gibi bize en yakın olan kişilerle kurduğumuz bağlar, ileriki yaşamda sosyal ilişkilerimizde kendimizi güvende hissetmemizi, kişisel gelişimimizi ve ruh sağlığımızı etkiler.

Bağlanma stilleri genel olarak dört gruba ayrılır: güvenli bağlanma, kaygılı/kararsız bağlanma, kaçınmacı bağlanma ve dağınık bağlanma. Güvenli bağlanan kişiler hem kendilerini hem de başkalarını olumlu görürler. Güvensiz bağlanma stillerinde ise, insanlar kendilerini ve çevrelerindekileri daha olumsuz değerlendirirler. Örneğin, kaygılı bağlanma stiline sahip olanlar, sevilmeme ya da reddedilme korkusuyla sürekli kaygı duyarlar. Kaçınmacı bağlananlar ise, duygusal yakınlıktan kaçınır ve mesafeli olurlar. Dağınık bağlanma ise, kişinin çelişkili hareketler göstermesi ve stresli anlarda ne yapacağını bilememesiyle tanınır.

Güvenli bağlanma stiline sahip genç yetişkinler, romantik ilişkilerde daha sağlıklı ve dengeli bir ilişki kurma eğilimindedir. Bu kişiler, duygusal yakınlık kurmaktan çekinmezler ve partnerlerine güven duyarlar. Bu yüzden ilişkilerindeki memnuniyet ve mutluluk düzeyi genellikle yüksektir.

Kaygılı bağlanma stiline sahip olanlar ise, ilişkilerde çok fazla duygu dalgalanması yaşarlar. Sürekli sevilmemekten veya terk edilmekten korkarlar, bu da onları kıskanç ve aşırı bağımlı yapabilir. Bu tür davranışlar ilişkiyi olumsuz etkileyebilir ve ilişki kalitesini düşürebilir.

Kaçınmacı bağlanma stiline sahip kişiler, duygusal yakınlıktan kaçınırlar ve ilişkilerde mesafeli olmayı tercih ederler. Bağımsızlıklarına aşırı önem verdikleri için, duygusal bağlanmaktan çekinirler ve bu da ilişki kalitesini düşürür.

Ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde bu bağlanma stilleri, özellikle romantik ilişkilerde ve diğer sosyal ilişkilerde kendini gösterir. Güvenli bağlanma, bireylerin daha sağlıklı ilişkiler kurmasına yardımcı olurken, güvensiz bağlananlar psikolojik ve sosyal zorluklar yaşayabilir. Ergenlikte gençler, ebeveynlerinden bağımsızlaşıp akranlarına ve romantik partnerlerine bağlanmaya başlarlar. Ebeveynlerle kurulan güvenli bağ, kişinin kimlik gelişimi ve özgüveni açısından büyük önem taşır.

Güvenli bağlanan bireyler, ilişkilerde sabırlı, dengeli ve sorun çözme becerileri gelişmiş kişilerdir. Güvensiz bağlanan partnerlerinin kıskançlık, bağımlılık veya duygusal mesafe gibi sorunlarıyla başa çıkabilirler. Güvenli bağlanan kişiler, partnerlerine duygusal destek vererek onların bağlanma stilini zamanla olumlu yönde değiştirebilirler. Ancak, güvensiz bağlanan partnerin sürekli onay arayışı ve güvensizlikleri, güvenli bireyi yorabilir ve stres altında bırakabilir. Bu durum, güvenli bireyin de zamanla kaygılı ya da kaçınmacı davranışlar sergilemesine yol açabilir. Güvenli bir birey, güvensiz bir partnerle ilişki kurduğunda olumlu ya da olumsuz sonuçlar doğabilir. İdeal durumda, güvenli birey partnerine güven sağlayarak ilişkiyi güçlendirebilir. Ancak, güvensiz bağlanan partnerin sürekli talepleri, ilişkiyi zorlayabilir. Bu gibi durumlarda, ilişkiyi dengelemek için çift terapisi veya profesyonel destek alınması faydalı olabilir.


İlişki ve çift terapisi süreçleri hakkında detaylı bilgi için Ataşehir kliniğimizle iletişime geçebilirsiniz.

← Blog Yazılarına Geri Dön

Bilinçli Farkındalık (Mindfulness)

Her gün kendini yenileyen ve değişen dünyaya adapte olurken bireyler zihinsel ve duygusal dengelerini korumak için çeşitli yöntemlere başvurmaktadır. Bu bağlamda, kişisel gelişim alanında öne çıkan kavramlardan biri de "mindfulness" yani bilinçli farkındalıktır. Amerikan Psikologlar Derneği (APA) ’nin sözlüğünde mindfulness kişinin iç dünyasının ve çevresinin farkında olması olarak tanımlanır. Bilinçli farkındalık ile bireyler anın farkında olarak yargılamadan ve yargılanmadan şimdiki zamana odaklanır. Bu kavram, zihinsel sağlığı desteklemek ve stresle başa çıkmak için önemli bir araç olarak kabul edilmektedir.

Peki, bilinçli farkındalık neden önemlidir? Birçok insan, gün içerisinde geçmişe dair pişmanlıklar ya da geleceğe yönelik endişelerle meşgul olur. Bu endişeler bizi andan kopartırken ileriye dönük düşüncelerimize de aşılamayacak gibi gözüken duvarlar örer. Endişelerimiz sonucunda da kişi stres ve kaygı gibi olumsuz duygulara daha çok sürüklenebilir. İşte burada devreye giren mindfulness kavramı bireyi şimdiki ana odaklamayı teşvik ederek, olumsuz düşünce döngülerinden çıkmasını sağlar.

Tüm bunlara ek olarak bilinçli farkındalık, aynı zamanda kişisel gelişim için de güçlü bir araçtır. Bir insan, anı farkında olarak yaşadığında, kendi duygu, düşünce ve davranışlarını daha net bir şekilde gözlemleme şansı bulur. Bu durum, bireyin kendini daha iyi tanımasını ve olumsuz alışkanlıklarını fark ederek bunları değiştirme fırsatı yakalamasını sağlar. Örneğin, sürekli olumsuz düşünen bir birey, mindfulness sayesinde bu düşünce kalıplarını fark edebilir ve zamanla bu alışkanlıklarını dönüştürebilir. Bu tür bir içsel farkındalık, kişisel gelişimin temel taşlarından biridir. Birey içsel farkındalığa ulaşırken, kendine sabır ve şefkat aşılayarak aynı zamanda kişinin özgüveninin artmasına ve daha sakin, bilinçli bir karakter oluşturmasına yardımcı olur.

Sonuç olarak, bilinçli farkındalık, bireyin hem zihinsel hem de duygusal sağlığı için önemli bir araçtır. Kişisel gelişimin bir parçası olarak mindfulness uygulamaları, bireylerin kendi iç dünyalarını daha iyi anlamalarına, stresle daha etkili başa çıkmalarına ve daha dengeli bir yaşam sürmelerine yardımcı olabilir.


Bireysel farkındalık ve psikoterapi süreçlerimiz için randevu alabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ataşehir Psikoloji Merkezi ve terapi süreçleriyle ilgili merak edilen soruların yanıtları.

Kliniğimizde; Çocuk ve Oyun Terapisi, Ergen Psikolojik Danışmanlığı, Yetişkin Bireysel Psikoterapi, Çift ve Aile Terapisi, EMDR Terapisi, Sınav Performans Kaygısı Danışmanlığı, Beslenme & Diyet Danışmanlığı ve Online Terapi hizmetleri sunulmaktadır.

Bireysel yetişkin, çocuk ve ergen seansları ortalama 45-50 dakika sürer. Çift ve aile seansları ise 60-80 dakika sürebilmektedir. Seans sıklığı danışanın ihtiyaçlarına ve çalışılan konuya göre genellikle haftada bir veya iki haftada bir olarak belirlenir.

Evet. Kliniğimizde akredite eğitimlerini tamamlamış uzman klinik psikologlarımız tarafından çocuklarda Çocuk Merkezli ve Bilişsel Davranışçı Oyun Terapisi, yetişkin ve ergenlerde ise EMDR (Göz Hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme) terapisi başarıyla uygulanmaktadır.

Bilimsel araştırmalar, online terapinin birçok psikolojik problemde yüz yüze terapi kadar etkili olduğunu göstermektedir. Ataşehir veya İstanbul dışındaki ya da kliniğe fiziksel olarak gelemeyen danışanlarımız için güvenli görüntülü platformlar üzerinden online danışmanlık sağlanmaktadır.

Ataşehir Psikoloji Merkezi bünyesinde görev yapan tüm uzmanlarımız, Türk Psikologlar Derneği (TPD) ve uluslararası meslek etiği yönetmeliklerine sıkı sıkıya bağlıdır. Danışan bilgileri ve seansta paylaşılan tüm detaylar danışan mahremiyeti kapsamında tamamen gizli tutulur.

İletişim & Randevu

Adres: Küçükbakkalköy, Cengiz Topel Cd. No:1 Kat:2 Daire:2, 34750 Ataşehir / İstanbul

Telefon / WhatsApp: 0542 334 9492E-Posta: [email protected]

Kliniğimiz Ataşehir Küçükbakkalköy merkezinde olup; Batı Ataşehir, İçerenköy, Barbaros, Kozyatağı, Brandium AVM ve Kadıköy bölgelerinden hem toplu taşıma hem de özel araç ile çok kolay ulaşılabilir konumdadır.